BASIN ODASI

Türk Dünyası Kültür Evleri Yunan Basınında

İstanbul’da yaşayan Yunan gazeteci-yazar Vana Stellou, Yunanistan menşeli Real.gr haber sitesi için Türk Dünyası Kültür Evleri’ni tanıtan bir yazı kaleme aldı. Yazının Türkçesini okurlarımızın dikkatine sunuyoruz.

 

İstanbul’da yaşayan Yunan gazeteci-yazar Vana Stellou, Yunanistan menşeli Real.gr haber sitesi için Türk Dünyası Kültür Evleri’ni tanıtan bir yazı kaleme aldı. Yazının Türkçesini aşağıda okurlarımızın dikkatine sunuyoruz. Yazının Yunanca orijinalini okuyabilmek için tıklayabilirsiniz: Türk Dünyası Evleri – Kültür Müzeleri 

 

21/11/2017, İstanbul, Vana Stellou 

İstanbul’daki kültür parkında yer alan evler sizi tarih, gelenek ve Doğu’nun zenginliklerine doğru bir gezintiye davet ediyor. Parka girer girmez kendinizi camiler, hanlar, medreseler, saraylar, çadırlar, kapalı çarşılar ve minareler arasında buluyorsunuz. Parkın girişinde yer alan devasa büyüklükteki lale heykeli Osmanlı İmparatorluğu’nda aşkın ve ihtişamın simgesi olarak biliniyor ve bu simgenin kültürel kökleri İran’a, Kazakistan’a ve Orta Asya’daki diğer ülkelere uzanıyor.

 

İstanbul Topkapı Türk Dünyası, doğal güzelliğiyle göz kamaştıran 15.000 metrekarelik bir alana yayılmış olan ve Türki cumhuriyetler tarafından bağışlanan birçok parça içeren bir Türk kültürü müzesi. Kültür Parkı’nın Kurumsal İletişim Şefliği’nden Ali Akçakaya, Türk Dünyası Mahallesi hakkında şunları söyledi: “Moğolistan’dan Doğu Avrupa’ya uzanan geniş coğrafi kuşakta yer alan farklı kültürler, topluluklar, milletler, gelenekler, ülkeler, bölgeler ve diller hakkındaki bu kültür parkı ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin rüyalarından biri daha gerçekleşmiş oldu.” 

 

Azerbaycan, Kazakistan, Özbekistan, Kırgızistan, Türkmenistan, Tataristan, Balkan Ülkeleri, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Başkortostan Cumhuriyeti’ni temsil eden evlerde bu ülkelerin örf ve âdetlerine, geleneklerine, mutfaklarına, milli bayramlarına ve sanat faaliyetlerine ışık tutan objeler sergileniyor.

 

Halkın ücretsiz bir şekilde girip gezebildiği parkta halk kahramanlarının heykellerinin, kabartma temsiller içeren anıtların, mimari eser maketlerinin yanı sıra Türki cumhuriyetlere ait kilimler, geleneksel kıyafetler, takılar, müzik aletleri, fotoğraflar, el işi ürünler ve hediyelik eşyalar içeren galeriler yer alıyor.

 

Parka 2013 yılında bağışlanan geleneksel Kırgızistan sahnesi, “tüm duyulara hitap eden” bir yurdu -yani Orta Asya’daki göçebe halkların kışın sıcak, yazın soğuk kalan, taşınabilir, daire şeklindeki evlerini- temsil ediyor. Çadırın içi tıpkı Osmanlı sultanlarının seferde kullandığı çadırlardaki gibi ince işli kilimlerle kaplanmış.

 

Kazakistan kültür evinde, yırtıcı hayvanları avlamak için kullanılan çeşitli aletler, oklar ve ayrıca Türk sazları tanbur ve kopuz ile dilsel ve müzikal bağları bulunan “dombra” ve “kobuz” adlı müzik aletleri yer alıyor.

 

Özbekistan’ın başkenti olan Taşkent ismi, kökeni itibarıyla Türkçe “taş” ve “kent” kelimelerinin birleşmesinden oluşuyor. Özbekistan’ın efsanevi şehri Semerkand “İslam dünyasının incisi” olarak biliniyor. İpek yolunun duraklarından biri olan ve ticaret ve maneviyat merkezleriyle ünlü Buhara ise, Orta Asya’daki en iyi muhafaza edilmiş ortaçağ şehri olma özelliğini taşıyor. Özbek kültür evinde harika Özbek kumaşları ve giysileri sergileniyor.

 

Türkmen kelimesi kökeni itibarıyla Müslümanlığı seçmiş olan Oğuz kabilesini tarif etmek için kullanılıyor. Bu kelime aynı zamanda Irak, Suriye ve İran’daki Türki azınlıkları da tanımlıyor. Parktaki Türkmenistan kültür evinde, geleneksel kıyafetlerin yanı sıra deniz kabuğundan kuyrukları olan işlemeli başlıklar, madeni paralar ve diğer madeni eşyalar, halı dokuma tezgahları ve geleneksel takılar yer alıyor.

 

Rusya Federasyonu’nun bir parçası olan Başkortostan’ın ismi ise Türkçe baş (önder), kurt ve -istan (ülke) kelimelerinin birleşmesinden oluşuyor ve “baş kurdun ülkesi” anlamına geliyor. Başkortostan kültür evinde birçok göz kamaştırıcı kıyafetin yanı sıra gümüş ve mercandan yapılmış süs eşyaları sergileniyor.

 

Parktaki “Zinnet” Restoran’ın mönüsü Türk ve Asya mutfaklarının damak tatlarını ve lezzetlerini sunuyor ki, mönüdeki yemekler en zor beğenen gurmeleri bile tatmin etmeye kâfi gelir. Kendine has bir aroması olan Özbek pilavından Uygur mantısına, lağman kavurmasından Orta Asya’ya özgü çaylara varıncaya kadar çok geniş bir yelpazede Uygur, Özbek, Kazak, Kırgız, Azerbaycan ve Tatar mutfaklarının lezzetleri ziyaretçilerin beğenisine sunuluyor.

 

Restoranın ahşap terasında oturup etrafınızdaki doğal manzaranın tadını çıkartın ve bambaşka bir dünyaya yolculuk edin. Park İstanbul’un tarihi şehir merkezine çok yakın bir noktada bulunuyor, fakat ziyaretçilerine merkezin gürültüsünden uzak, sakin ve huzurlu bir atmosfer vaad ediyor.​